top of page

Demansta İletişim: Dil, Kültür ve Güven

Yazarın fotoğrafı: Mefküre Ülker
Mefküre Ülker
13 Eki
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Bir kişiye bakım sırasında ne yapacağınızı anlatmak, yanıtını beklemek ve rahatsızlık gösterdiğinde yaklaşımınızı değiştirmek, bakımın önemli bir parçasıdır. Demansta iletişim; kullanılan sözcükleri, ses tonunu, beden dilini ve kişinin yaşam öyküsünü birlikte ele almayı gerektirir. Kişiye uygun bakım, onun nasıl iletişim kurduğunu ve neye ihtiyaç duyduğunu anlamakla gelişir.


Masada fotoğraf albümüne bakan üç kişi; yaşlı kadın sayfayı işaret ediyor, ev içinde sakin bir sohbet havası.

Demans İletişimi Nasıl Etkiler?

Demans, sözcük bulmayı, bir konuşmayı takip etmeyi veya düşünceleri ifade etmeyi zorlaştırabilir. Kişi söylemek istediği sözcüğün yerine başka bir sözcük kullanabilir, cümlesini tamamlayamayabilir veya yanıt vermek için daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir.


Bu güçlükler demansın türüne, evresine ve kişinin durumuna göre değişir. Yorgunluk, ağrı veya hastalık da iletişimi etkileyebilir. Konuşmakta zorlanması, kişinin iletişim kurma isteğinin ortadan kalktığı anlamına gelmez; farklı yollarla kendini ifade etmesine destek olmak gerekir.



Anadil ve Tercih Edilen Dil

Birden fazla dil konuşan bazı kişiler, demans sürecinde sonradan öğrendikleri dili kullanmakta zorlanabilir ve ilk öğrendikleri dile daha fazla yönelebilir. Ancak bu değişim herkeste aynı şekilde gerçekleşmez. Kişinin o anda hangi dilde daha rahat anladığına ve kendini ifade ettiğine bakılmalıdır.


Bir kişinin Türkiye’den gelmiş olması, tercih ettiği dilin mutlaka Türkçe olduğunu göstermez. Dili, lehçesi ve alıştığı ifadeler mümkün olduğunca kendisinden öğrenilmelidir. Ortak bir dil bulunmadığında, günlük iletişim için tanıdık birkaç sözcük öğrenmek ve kişinin adını doğru telaffuz etmek bir başlangıç olabilir.



Kültürel Tercihleri Kişiden Öğrenmek

Kültüre duyarlı bakım, kişinin değerlerini ve alışkanlıklarını tanımayı gerektirir. Aynı ülkeden, aynı inançtan veya aynı topluluktan gelen insanlar farklı tercihlere sahip olabilir. Bu nedenle kültürel bilgiyi, kişi hakkında kesin bir açıklama olarak kullanmamak gerekir.


Nasıl hitap edilmesini istediği, kişisel bakım sırasında mahremiyetin nasıl korunacağı, sevdiği yiyecekler, günlük alışkanlıkları ve kendisi için önemli insanlar bakım planına yön verebilir. Bu bilgiler aileden de öğrenilebilir; ancak kişi kendini ifade edebildiği ölçüde görüşmeye doğrudan katılmalıdır.



Günlük Bakımda Anlaşmayı Kolaylaştırmak

Konuşmaya başlamadan önce yakınınızın dikkatini size verebildiğinden emin olun. Kısa, anlaşılır cümleler kullanın ve bir seferde tek bir konuya odaklanın. Sorunuzu yanıtlaması için bekleyin; cümlesini hemen tamamlamaya çalışmayın.


Seçenek sunarken, kişinin anlayabileceği kadar sade bir çerçeve oluşturun. Örneğin bütün içecekleri sıralamak yerine “Çay mı, su mu istersiniz?” diye sorabilirsiniz. Daha açık soruları rahatlıkla yanıtlayabiliyorsa, iletişimi gereksiz yere sınırlandırmayın.


Bakım sırasında yapılacak işlemi önceden açıklamak da önemlidir. “Şimdi elinizi yıkamanıza yardımcı olacağım” gibi somut bir ifade kullanıp tepkiyi bekleyebilirsiniz. Kişi geri çekiliyor veya huzursuz görünüyorsa, yaklaşımınızı ve zamanlamayı yeniden değerlendirin. Bu örnekler kişinin iletişim becerisine ve tercihlerine göre uyarlanmalıdır.



Ses Tonu ve Beden Dili

Kullandığınız sözcükler sakin olsa bile aceleci hareketler, gergin bir yüz ifadesi veya kişinin üzerine eğilmek rahatsızlık yaratabilir. Uygun mesafede durmak, göz hizasında konuşmak ve beden dilinizi söylediklerinizle uyumlu tutmak iletişimi destekleyebilir.


Elini tutmak bazı kişiler için rahatlatıcı olabilir. Bunun uygun olup olmadığını kişinin tepkisinden anlamaya çalışın; temas istemiyorsa ısrar etmeyin. Yüz ifadesi, duruşu ve hareketleri söylediklerinizi nasıl karşıladığı hakkında ipuçları verebilir.



Bu ipuçlarının tek ve kesin bir anlamı yoktur. Göz teması, fiziksel yakınlık veya dokunma kişisel ve kültürel tercihlere göre farklı karşılanabilir. Bu nedenle gözlemlerinizi kişinin alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirin.



Ortak Dil Bulunmadığında

Günlük sohbetlerde çok dilli bir çalışan veya yakının desteği yardımcı olabilir. Sağlık durumu, tedavi seçenekleri ve önemli bakım kararlarının konuşulduğu görüşmelerde ise uygun profesyonel tercüman desteği sağlanmalıdır.


Tercümanın kişinin kullandığı dili ve lehçeyi anlayabilmesi önemlidir. Aile üyelerinin her görüşmede tercümanlık yapabileceği varsayılmamalı; küçük çocuklara sağlık ve bakım görüşmelerinde bu sorumluluk verilmemelidir.


Anlaşamadığınızda Ortamı da Değerlendirin

İletişim güçlüğünü yalnızca demansa bağlamayın. İşitme ve görme sorunları, kişinin konuşmayı takip etmesini veya beden dilini fark etmesini zorlaştırabilir.


İşitme cihazı kullanıyorsa cihazın çalıştığından emin olun. Yüzünüzün görülebileceği bir konumda, yeterli aydınlatmayla konuşun. Bağırmak veya dudak hareketlerini abartmak yerine, anlaşılır bir sesle ve doğal konuşma ritmini koruyarak ilerleyin. Gerektiğinde bir nesneyi veya resmi göstermek, anlatmak istediğinizi destekleyebilir.



Aile ve Bakım Ekibi Bilgiyi Paylaşmalı

Kişinin tercih ettiği hitap biçimi, iletişim dili, sevdiği konular, günlük alışkanlıkları ve rahatsız olduğu yaklaşımlar kısa bir iletişim profiline kaydedilebilir. Bu bilgiler evde, hastanede veya bakım kuruluşunda görev alan kişilerin yakınınızı daha iyi tanımasına yardımcı olabilir. Alzheimer’s Society’nin “This is me” çalışması, böyle bir yaklaşımın örneklerinden biridir.


2025 yılında yayımlanan bir sistematik derleme, kişiyi ve bakım bağlamını tanımayı, farklı iletişim yollarını birlikte kullanmayı ve çalışanların desteklenmesini kişiye uygun bakımın önemli unsurları olarak belirlemiştir. Araştırmaların çoğunun yüksek gelirli ülkelerde ve bakım evlerinde yapılmış olması, sonuçların farklı ortamlara aktarılmasında dikkate alınması gereken bir sınırdır.



Kaynaklar


Kaynaklara erişim tarihi: 13 Ekim 2026.

Yorumlar


Mefküre Ülker Consulting

Demans ve bilişsel değişiklikler alanında gerontopsikolojik değerlendirme, danışmanlık, bilişsel uyarım ve mesleki eğitim hizmetleri.
​

Gerontopsikolojik değerlendirmeler ve demansla yaşayan kişilerle görüşmeler Almanya’da ve Ankara’da yüz yüze yapılır. Hasta yakınlarıyla görüşmeler, uygun olduğunda çevrim içi gerçekleştirilebilir.

Im Zollhafen 18, 50678 Köln

+49 (0) 2233 8059233

Bilgilendirme: Bu web sitesinde yer alan bilgiler genel bilgilendirme amacı taşır. Sunulan gerontopsikolojik değerlendirme ve danışmanlık hizmetleri, tıbbi tanı, hekim muayenesi veya acil sağlık hizmetinin yerine geçmez. Faaliyetler Almanya’da kayıtlı Mefküre Ülker Consulting üzerinden yürütülmektedir.

bottom of page